RSS
Fringe 4. sezon değerlendirmesi
16 May. 2012

Fringe 4. sezon değerlendirmesi


Öncelikle şunu söyleyeyim 4. sezonun finalini henüz izlemeyenler yazının devamını okumasın. Alias-Lost gibi dizilerin yaratıcısı J.J. Abrams‘ın yeni dizisi olarak lanse edilen Fringe biraz X-Files, biraz Supernatural tadında başlamıştı. Anna Torv, Joshua Jackson ve Peter Noble gibi kuvvetli bir kadroyla kimi zaman düşen kimi zaman yükselen temposuyla belirli bir yere kadar gelmişti.
Geçtiğimiz sezon paralel evrene karşı bir mücadele şeklinde geçen Fringe, 4. sezonda paralel evrenle birçok konuda işbirliği yapıp ortak düşman olan David Robert Jones’a karşı oldular. Benim de bu sezon en beğendiğim bölümler Jones yani Jared Harris‘in olduğu bölümler oldu. Geçtiğimiz sezon finalinde Peter’i ortadan yok eden senaristler bu sezon bence pek de başarılı olmayan bir hamleyle bu önemli karakteri tekrar diziye soktular. Bu arada uzun bir süre gelecekte neler olduğunu göremedik, ta ki “Letters of Transit” bölümüne kadar. Dizinin uzaması bence biraz mucizelere kalmışken bunca sezondur tam olarak ne işe yaradıklarını anlayamadığmız Observer’ların gelecekte dünyayı ele geçirdiğini ve bir nevi Matrix ortamı yaratılarak Fringe bölümünün artık isyancıları yakalama görevinde olduğunu bir yandan da yine tıpkı Matrix’teki gibi gizliden gizliye bir örgüt kurulduğunu gördük. Dünyayı kurtarma amacındaki örgütün Walter Bishop’ı kehribardan çıkarıldığını ve burada bir direniş başlatılacağının ipuçlarını gördük.
Bu sezon ayrıca dizinin yine önemli karakterlerinden Lincoln’un de oldukça ön planda olduğu bir sezon oldu. Dizide Olivia’nın ortağını canlandıran Charlie’nin ölmesi sonucu oluşan boşluğu dolduran Lincoln’un bu tarafta daha sakin ve kendi halinde diğer tarafta ise ekibin lideri olarak karizmatik ve havalı bir rolü başarılı şekilde canlandırdığını söylemek gerek.
Sezonda bir başka sürpriz de son 2 bölüm herkesin öldüğünü düşündüğü William Bell’in ortaya çıkması oldu şüphesiz. Önceki sezonlara karşı farklı bir zaman diliminde olduğumuz için senaristlerin çeşitli oyunlar oynaması daha kolay oldu, yoksa daha geçtiğimiz sezon Olivia’nın bir nevi ruhuna giren Bell’in böyle kanlı-canlı karşımıza çıkması pek normal olmazdı. Hoş gelmesi gibi gitmesi de bir ilginç oldu o ayrı. Burada yine olanların sadece Fringe olayıyla açıklanabilecek bir absürtlüğe geldiğine tanık oluyoruz.
Observer’lardan September’ın Peter’a olan sevgisi sayesinde insanlığın tarafında olduğunu görüyoruz ve bence çok da kuvvetli olmayan ama gelecekte olan olaylara hazırlık amaçı çekilmiş final bölümünde söylediği artık birçok bilimkurgu filminde ve dizisinde klişeleşmiş bir kalıp haline gelen “They’re coming” ile Observer’ların üstün teknolojisiyle Dünya’yı ele geçireceğini anlıyoruz.
Yeni sezonda Peter-Olivia çiftinin kızının doğumu ile beraber muhtemelen önce Dünya’nın nasıl ele geçirildiğini ve Fringe ana ekibinin nasıl kehribar içine girdiğini göreceğiz, daha sonra zamanda bir sıçrama yapıp gelecekteki genç ekiple Dünya’nın tekrar nasıl kurtulacağını izleriz.
Genel olarak vasat bir sezon geçiren Fringe’de ana konuya dahil olan bölümlerin reytingleri yüksek, konuyla alakasız zaman doldurmak için çekilen dizilerin reytingleri ise haliyle düşük oldu. Bir dikkatimi çeken şey de bu sezon şiddet sahnelerinin artmasıydı. Dizinin senaristleri artık yarattıkları bu dünyayı/dünyaları daha iyi kullanıp temponun yukarıda olduğu bölümler çekerek bir final sezonu yaparlarsa Fringe dizisine de güzel bir veda yaparız gibime geliyor. Sci-Fi dizilerin genelde çok çok kötü olduğu son dönemlerde Fringe’den fazla alternatifimiz yok bu yüzden yeni sezon için Eylül’ü hep beraber bekleyeceğiz.

 

About the author

1979 İstanbul doğumlu Bilgisayar Mühendisi, @4sqturkiye yazarı ve çeviri sorumlusu, @foursquare'de SuperUser, @mekanist ailesinde Guru'dur, @pfizerturkiye'de çalışır.


3 Detay

  1. Merkür'ün isyanı says:

    yazıların e-postamıza gelmesi olayında bir yalanlar var Ata bey, bilginize.

  2. hakan yalın says:

    Kendinizce sizde senaryo üretmişsiniz yazmışsınızda yazmışsınız. Peter’ı hiçbir zaman diziden çıkarmadılar. Dizide Peter, Olivia ve walter karakterlerinden birisi olmazsa dizinin tadının kalmayacağını senaristlerde yapımcılarda hatta küçücük çocuk bile anlayabilir. Peter’ın diziden çıkarıldığını veya çıkarılabileceğini nerden çıkardınız da uydurdunuz bilmiyorum.

    Bence dizi gayet güzel biçimde ilerliyor. Tamda olayların akışında neler olabileceğine uygun bir şekilde. O kadar eleştirebildiğinize göre siz daha güzel bir senaryo yazacakmışsınız gibi düşündürüyorsunuz. E madem öyle buyrun bundan daha güzel bir senaryoyu siz yazın, sizin senaryonuzu çeksinler, birde sizin senaryonuzu seyredelim o halde.

    Saygılar…

  3. sbrtrcnl says:

    “They’ re coming” klişe olmuş olabilir ama sezon finalinin heyecanı ve olayların akışıyla September’ ın klasik observer tarzı ile söylemesi bence çok akıllıca bir finaldi. Yabancı dizilerin birçoğunu izlemek istesem de hiçbiri bağlayamadı beni. Lost’ un son sezonu yayınlanırken vakit geçirmek için 1. sezondan başlamıştım izlemeye iyi de yapmışım. Bir de pratik için iyi olmuştu çok kolay bir İngilizce konuşuyorlardı yeni öğrenenlere tavsiye edilir altyazısız izeleyebilirsiniz. Amaaaa Fringe kesinlikle farklı! Senaryonun nereye gideceği konunun nereye bağlanacağı benim için hiç önemli değil. Her bölüm 40 dk yormadan inceledikleri olaylar zaten içine alıyor izlerken. İzlediğim her bölümden sonra wikipedia dan açıp araştırıyorum konuları ( faraday kafesi, tesla bobini, LSD ) gerçekten öğretici oluyor. Ben sosyal bölümlerde eğitim aldım hep ama teknikte ilgi alanımdaymış. Bence Fringe’ e bu tarafından bakmak daha doğru olur.

Bir detay da ben ekleyeyim