RSS
01 Sep. 2010

Kıbrıs


Geçtiğimiz haftasonu 30 Ağustos tatilini de kullanarak uzun zamandır görmek istediğimiz Kıbrıs’a gittik. Yolculuğumuzun başlangıcı oldukça maceralı oldu. Yanıma nüfus cüzdanımı almadığım ve sadece pasaport aldığım için, yurtdışına çıkarken harç pulu aldım ve görevli polis memuru da Kıbrıs’a girerken pasaporta mühür basacaklarını söyledi. Eğer pasaportunuzda KKTC damgası varsa Yunanistan’ın size vize vermeme durumu varmış. Bereket indiğimizde pasaporta mühür vurma zorunluluğu olmadığını ve geçici giriş-çıkış formuyla bu işi halledebildiğimiz öğrendik ve rahatladık. 
Cuma akşamı Ercan Havaalanı‘na indiğimizde 80′lerden kalma eski bir havaalanıyla karşılaştık. Zaten saat geç olduğundan dolayı bizi bekleyen transfer aracımıza binip kalacağımız Acapulco oteline doğru yola koyulduk. Yolda şoförümüz Süleyman Bey bizim İstanbul’lu olduğumuzu öğrenince hemen Kıbrıs’tan bahsetmeye başladı. Ada halkının yaşadığı zorluklardan bahsetti, misal bundan bir süre öncesine kadar adanın kuzey tarafının elektriğini Rum Kesimi kontrol ediyormuş ve kafalarına estiklerinde şalteri indiriyormuş. Ada halkının Türklere bakış açısını sorduğumuzda, aslında Türkiye Türkleriyle bir problemi olmadıklarını ama 74 sonrası yaşanan göçlerde genelde suçlu ve sabıkalı insanların adaya kaçması sonucu burada suç oranının arttığını ve daha önce evlerindeki kapıyı bile kitlemeyen Kıbrıs halkının evlerinin soyulduğunu anlattı. Ne yazık ki Türkiye’nin adaya Türk göndermek isterken yaptığı hatalardan biri bu da. 
Rumlarla olan diyaloglarını sorduğumuzda yine ilginç bir anekdot anlattı; Rumlarla konuştuklarında sürekli olarak AB’den yardım almalarını, bankalara Euroları doldurmalarını söyleyip, nasıl olsa biz yine 1 gece de gelip alırız diye korkuttuklarını söyledi. Gerçekten de 74 harekatı sonrası Rum tarafı Türk askerinden inanılmaz çekiniyormuş. 
Kısaca otelimizden bahsedeyim. Fiyatı çok da ucuz olmayan bir otel için vasat kalitedeydi, biz yeni yapılan otel binasında kaldık ama eski otel binası ve Bungalowlarda da kalınabiliyor. Yarım pansiyon ve tam pansiyon+, olmak üzere iki seçenek var tam pansiyon plusta yemekte içecek de dahil oluyor. Ama içeceklerin kaliteli içecekler olmadığını Kıbrıs kolası, Kıbrıs birası ve oldukça kötü olan şarabı kapsadığını söyleyebiliriz. Kıbrıs’ta Türk şarapları ve biraları oldukça pahalı, hatta neredeyse yabancı içkiden bile pahalı. Otelin müşteri profili ise maalesef çok kötüydü, nereden geldiğini anlamadığımız bir sürü apaçi oteli adeta istila etmişti. Şimdi apaçi diyince gözünüzde ne canlandı bilmiyorum ama saçları sivri ve jöleli şekilde olan tipler bile vardı diyeyim, durumun vehametini siz anlayın. Tabii açık büfe yemeklerde herkesin yemeklere saldırmasını, sıra kavramının kaybolmasını ve asla yenmeyecek olan dolu dolu tabakları hiç anlatmıyorum bile. 
Her otelde casino bulunuyor, bizim otelin casinosu ufak bir casinoydu ama o sıcak havada gidip bir soluklanmak ve kahve içmek için iyi bir alternatifti. Zaten casinoya girerken ki mantığımız belli, içeride yediğiniz-içtiğiniz için ücret ödemediğinizden dolayı, bu içecekleri dışarıda içsek zaten bu kadar harcardık diye düşünüp tek kollu makinelerde habire jeton atıp durduk tatil boyu. Rulet ve diğer kart oyunlarına girmek zaten çok mantıklı değil; hem yüksek miktarlarda oynanıyor hem de tam olarak kuralları bilmediğiniz bir oyunda ustaların arasında yüksek miktarlar kaybetmeniz olası. 
Kıbrıs’ın yerli halkı sakin ve sevimli insanlar, kolay diyaloga giriyorlar ve o farklı şiveleriyle kaynaşmanız kolay oluyor. Zaten adada Kıbrıs yerli halkını diğer Türklerden ayırmak oldukça kolay. Adada bol miktada lüks arabaya rastlayabiliyorsunuz, 220.000 nüfusu olan kuzeyde birçok kişi kumar ve turizmden geçimini sürdürüyor. Malum ambargolar yüzünden çok kalabalık bir turist kitlesi de yok, İngiliz, İsrailli turistler Türkiye üzerinden gelmek zorunda. İlginç noktalardan biri de soldan işleyen trafik, yeni arabaların tamamının direksiyonu sağda. Araba kiralayacaklar için sol elle vites değiştirmek bir yana, özellikle soldan işleyen trafiğe alışmak kolay değil, duble yol da bulunmadığı için kaza yapma riski bulunuyor. Adadaki taksilerin de Mercedes E200, Crysler, Mercedes Vito gibi lüks araçlar olduğunu ve fiyatının da uygun olduğunu hatırlatalım. 
Gezilecek yerler ise oldukça sınırlı, Girne-Mağosa ve Lefkoşa’da belli başlı müzeler ve manastırlar bulunuyor. Araba kiralayarak bütün bu yerleri 2 günde gezebilirsiniz. Bizim tatil biraz daha dinlenme ağırlıklı olduğu için son gün gittiğimiz Bellabais manastırı ve Girne Kalesi hariç çok yer görmedik. Kumarhane olarak ise Jasmine Court ve Rocks’a gittik. Rocks hem yeni hem de daha elit insanların geldiği bir otel. Ünlülerin de durak yeri olan Rocks’ın ortaklarından biri de Mehmet Ali Erbil. Pazar gecesi hem Seda Sayan hem de Mehmet Ali Erbil oradaydı. Ayrıca kumar düşkünlüğü bilinen Serdar Ortaç da sürekli Kıbrıs’ta konser veriyor, biz de cumartesi gecesi bir tanesine denk geldik. Jasmine Court ise Kıbrıs’ın en eski otellerinden ve oldukça büyük bir otel, kumarhanesinde kumpirciden dönerciye, dondurmacıdan uzakdoğu mutfağına her türlü stand mevcut, ayrıca maç izlemek için özel bahis odası bulunuyor ve sahnede de sürekli gösteriler yapılıyor. Yine de aşırı büyük olduğu için çok sevimli olduğu söylenemez. 
Kıbrıs’tan neler alınır diye soracak olursanız, tabii adanın en meşhur yiyeceği olan Hellim peynrini es geçmeyin derim. Özellikle Özlem ve Reha iyi markalar arasında yer alıyor. Buna ek olarak adada içkinin oldukça ucuz olduğunu hatta bazı içkilerin Duty Free’den bile ucuz olduğunu belirtelim. Benim için en sevindirici olan ise Türkiye’de hiçbir şekilde bulunmayan Smirnoff Ice, Bacardi Breezer ve litrelik hafif alkollü kokteylleri bulabilmemdi. Bol miktarda içkileri depolamakta fayda var, sınırınız kişi başı 2 lt. 
Pazartesi akşamı döndüğümüzde güzel bir tatili daha geride bıraktık, ikinci defa Kıbrıs’a gelir miyim emin değilim ama eğer kumarla aranız iyiyse görmenizi tavsiye ederim. 

About the author

1979 İstanbul doğumlu Bilgisayar Mühendisi, @4sqturkiye yazarı ve çeviri sorumlusu, @foursquare'de SuperUser, @mekanist ailesinde Guru'dur, @pfizerturkiye'de çalışır.


Bir detay da ben ekleyeyim